Sahte Özel gereksinimli Belgesi İle İşe Başlayan Memurun Atılması Hukuka Uygun Bulundu

Kullanıcı Engelsiz Kariyer Danışmanlığı 08 مايو 2026 Engelli haklari
#1
Merhabalar,

Bugün karşılaştığım önemli bir gelişmeyi sizinle paylaşmak istedim:

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Bitlis ili, 75. Yıl Cumhuriyet İlkokulunda yardımcı çalışmalar sınıfında hizmetli unvanı ile görev yapan davacının, sahte rapor kullanarak özel gereksinimli kadrosuna yapılan atamasının, 657 sayılı Yasaun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iptal edilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun buldu. İlk Derece Mahkemesi: İşlem Hukuka Aykırıdır Dava konusu işlemin dayanağı olan ve davacının atanmasına esas teşkil eden, özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinun sahteliğine ilişkin olayla ilgili davacı hakkında, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde başlatılan adli soruşturma sonucunda her ne kadar, olayın faydasız sahtecilik konumunda olması ve basit bir araştırmayla suça konu belgesin sahte olduğunun kolaylıkla tespit edilebileceğinden, şüphelinin üzerine atılı suçların kanunl unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle “kovuşturmaya yer olmadığına” dair karar verilmiş ise de; söz konusu kararın, dava konusu işlemin dayanağı olan özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinun sahte olmadığına yönelik olmadığı, tam aksine, kararda; Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan uzman incelemesi sonucunda, davacının atanmasına esas teşkil eden belgesin külliyen sahte olduğunun belirtilmiştir. İstinaf: İşlem Hukuka Aykırıdır davacının atamaya esas teşkil eden özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinun, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başdoktorliğinin yazısından hareketle sahte olduğu kabul edilerek görevine son verilmiş ise de; Van Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Bitlis İl Milli Eğitim Müdürlüğüne hitaben yazılan yazıda özel gereksinimli sağlık belgesinun davacıya ait olduğu, ilk gönderilen yazının sehven gönderildiğinin belirtilmesine rağmen bu yazı dikkate alınmadan dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Danıştay: Belgesin Sahteliğinde Kuşku Yoktur Bu durumda, her ne kadar dava konusu işlemin dayanağı olan ve davacının atanmasına esas teşkil eden, özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinun sahteliğine ilişkin olayla ilgili davacı hakkında Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde başlatılan adli soruşturma sonucunda, belgesin aldatma kabiliyetinin olmadığı, basit bir araştırmayla sahteliğinin kolayca anlaşılabileceği belirtilerek suçun kanunl unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesiyle “kovuşturmaya yer olmadığına” dair karar verilmiş ise de; gerek Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı’nın… sayılı soruşturma dosyasında, aldatma kabiliyeti olmasa da belgesin sahte olduğunun tespit edildiği, gerekse davacının atamaya esas teşkil eden özel gereksinimli sağlık kurulu belgesi üzerinde Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan inceleme neticesinde alınan 24/10/2019 tarihli Uzmanlık Belgesinda belgenin külliyen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirtildiği, diğer bir ifadeyle Savcılık tarafından yaptırılan uzman incelemesi sonucunda, belgesin sahteliğinin ortaya konulduğu hususları dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. İstinaf kararında ısrar etmiştir. İDDK: Görevine Son Verilmesi Hukuka Uygundur Davacının atama aşamasında sunduğu sağlık kurulu belgesinun hem şeklen hem de içerik olarak gerçeği yansıtmadığı ve davacının özel gereksinimli memur kadrosuna atanmak için yasal düzenlemeın aradığı “en az %40 engel oranı” şartını atama tarihinde taşımadığı Adli Tıp Belgesiyla belirlenmiştir. Olayda, memuriyet statüsüne girişte gerekli olan objektif şartın (engel oranı) başlangıçtan itibaren mevcut olmadığı anlaşıldığına göre, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi, hukuk dışı edinilmiş statünün korunması sonucunu doğuracaktır. Bu itibarla, memuriyete alınma şartlarından birini taşımadığı sonradan anlaşılan davacının, 657 sayılı Yasa’un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Esas No: 2025/1197 Karar No: 2025/3071 İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Bitlis ili, 75. Yıl Cumhuriyet İlkokulunda yardımcı çalışmalar sınıfında hizmetli unvanı ile görev yapan davacının, özel gereksinimli kadrosuna yapılan atamasının, 657 sayılı Devlet Memurları Yasau’nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iptal edilmesine ilişkin Bitlis Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin… tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının, atanmaya esas teşkil eden özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinun, Tatvan Devlet Hastanesi Başdoktorliğinin … tarih ve … sayılı, mezkur belgesin aslına rastlanmadığı yolundaki yazısı uyarınca sahte olduğu kabul edilerek görevine son verilmiş ise de, Tatvan Devlet Hastanesi Başdoktorliğinin anılan yazısında; söz konusu sağlık kurulu belgesinun anılan hastane tarafından düzenlenmediğinin değil, rapor aslının hastanenin arşiv kayıtlarında bulunamadığının belirtildiği, buna rağmen idarece bu durum, sağlık belgesinun anılan hastane tarafından düzenlenmediği ve sahte olduğu şeklinde kabul edilerek işlem tesis edildiği, ancak söz konusu belgesin doğru olup olmadığının tespiti amacıyla, raporda ismi geçen doktorlara ait imzaların gerçekliği ve rapora imza atan personelin gerçekten o tarihte anılan hastanede görevli olup olmadıkları araştırılmadığı gibi bu işlemleri yapan personelin bilgisine de müracaatlmadığı, ayrıca rapor tarihi ve öncesinde davacının hastane giriş kayıtları, raporda üstü çizili kimlik numarasının kime ait olduğu, söz konusu kişi tarafından raporda geçen tarihlerde anılan hastaneye müracaatda bulunulup bulunulmadığı hususlarının da araştırılmadığı, bir başka ifadeyle söz konusu belgesin sahte olduğuna yönelik olarak anılan rapor üzerinde ve belgesi düzenlediği iddia edilen personel hakkında hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadığı, davacının engel durumunun ispatı için 05/06/2018 tarihinde Tatvan Devlet Hastanesine başvurması üzerine %57 oranında özürlü olduğu yönünde düzenlenen … tarih ve … sayılı sağlık kurulu belgesinun dosyaya sunulduğu dikkate alındığında; sahte olduğu iddia edilen raporda belirtilen teşhisler de göz önünde bulundurularak davacının rapor tarihi itibariyle gerçekte özel gereksinimli olup olmadığı hususunda gerekli araştırmalar yapılmadan ve belgesin sahteliği ortaya konulmadan, davalı idare tarafından eksik incelemeye dayalı olarak işlem tesis edildiği anlaşıldığından, sadece belgesin aslının bulunmadığından bahisle söz konusu belgesin sahte olduğu kabul edilerek davacının atamasının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; istinaf müracaatına konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf müracaatınun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 22/10/2024 tarih ve E:2021/4699, K:2024/4453 sayılı kararıyla; …Ağır Ceza Mahkemesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, atamaya esas teşkil eden özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinun aldatma kabiliyetini haiz olmadığı, basit bir araştırmayla sahteliğinin anlaşılacağı belirtilerek, suçun kanunl unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesiyle davacının beraatine karar verilmiş ise de; gerek, beraat kararında aldatma kabiliyeti olmasa da belgesin sahteliğinin tespit edildiği, gerekse, yargılama sırasında davacının atamaya esas teşkil eden sağlık kurulu belgesi üzerinde, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan inceleme neticesinde alınan 25/12/2018 tarihli uzmanlık belgesinda belgenin külliyen sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirtildiği, diğer bir ifadeyle yaptırılan uzman incelemesi sonucunda belgesin sahteliğinin ortaya konulduğu hususları dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf müracaatınun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …dari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararıyla; … Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, … Bölge Adliye Mahkemesi …Ceza Dairesinin…tarih E:…, K:…sayılı kararı ile kaldırıldığı, kaldırma kararında; “Tatvan Devlet Hastanesinin … tarih ve … sayılı sağlık kurulu belgesinda sanığın %49 oranında özel gereksinimli olduğunun belirtildiği, aynı hastanenin yazısı ile bu sağlık kurulu belgesinun hastane arşivinde aslına rastlanılmadığının ancak hastanın 17/06/2009 tarihinde sağlık kurulu belgesi girişinin olduğunun belirtildiği, sanık hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine soruşturma başlatıldığı, Bitlis Devlet Hastanesinden alınan … tarih ve … sayılı sağlık kurulu belgesinda ise sanığın %57 oranında özel gereksinimli olduğunun tespit edildiği, yine Bitlis Devlet Hastanesinden alınan … tarih ve … nolu sağlık kurulu belgesinda ise sanığın %28 oranında özel gereksinimli olduğunun belirtildiği ve dosya içerisinde sanığın farklı oranlarda özel gereksinimli olduğunu belirtir 3 adet sağlık kurulu belgesi olduğunun anlaşılması karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından tüm sağlık kurulu raporlarının tetkiki ile birlikte Adli Tıp kurumuna gönderilerek sanığın 2009 yılı engel oranı ile güncel engel oranının ne olduğunun ve bir engel durumu var ise yıllar arasında bu engel oranının değişiklik gösterip göstermeyeceğinin sorulması ve toplanan delillere göre hukuki durumunun tespit edilmesi gerekmesine rağmen eksik incelemeye göre karar verildiği” gerekçesine yer verildiği ve …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan tespit ve değerlendirmelerin ceza mahkemesi kararının kaldırılmasına dair Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki tespitlerle uyumlu olduğu, ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle, istinaf müracaatınun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI Davalı idare tarafından, davacının memuriyete atanmasına esas teşkil eden sağlık kurulu belgesina hastane arşivinde rastlanmadığı ve raporda yer alan “…” protokol numarasının başka bir hastaya ait olduğunun tespit edildiği, … Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararında dahi belgesin aldatma kabiliyeti bulunmasa bile sahteliğinin açıkça ortaya konulduğu, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen uzmanlık belgesi ile belgenin külliyen sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun bilimsel olarak kanıtlandığı, idari işlemin sebep ve konu unsurlarını oluşturan belgesin sahte olmasının, işlemi yasaa aykırı ve hukuken sakat hale getirdiği, bu nedenle, hukuka aykırı dayanağa istinaden tesis edilen atama işleminin iptaline yönelik ısrar kararının usul ve kanunya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI Davacı tarafından, resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği ve ceza mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu, belgede sahtecilik ve iğfal kabiliyeti hususundaki takdir yetkisinin münhasıran mahkemeye ait olduğu, dolayısıyla mahkeme emrindeki kolluk biriminin belgesinun, mahkeme hükmüne üstün tutulamayacağı, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı belgesinda, iddia edilenin aksine, belgenin “külliyen sahte” olduğuna dair bir ifadenin yer almadığı, belgesin sonuç kısmında belgenin aksi ispat edilene kadar muteber kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, atama iptali sürecinde şahsi müracaatıyla aldığı %57 engel oranını gösteren 02/07/2018 tarihli belgesin gerçek engel durumunu kanıtladığı ve bu belgesin Danıştay tarafından hiç tartışılmadığı, atamaya esas teşkil eden belgelerin doğruluğunu teyit etme yükümlülüğünün idareye ait olduğu ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin davacı aleyhine yorumlanamayacağı, Danıştayın benzer mahiyetteki dosyalarda verdiği lehe kararlarla çelişerek eşitlik ilkesini ihlal edildiği ve kesinleşmiş beraat kararının dikkate alınmamasının Anakanun Mahkemesi içtihatları uyarınca hak ihlali teşkil ettiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Bitlis ili, 75. Yıl Cumhuriyet İlkokulunda yardımcı çalışmalar sınıfında hizmetli kadrosunda görev yapan davacı hakkında; 2015 yılı EKPSS yerleştirme sonuçlarına göre özel gereksinimli kontenjanından atanmasına esas teşkil eden sağlık kurulu belgesinun sahte olduğu yönündeki iddialar nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri Teftiş Kurulu Başkanlığının… tarih ve …sayılı Makam Oluru ile inceleme-soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sürecinde Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi Başdoktorliğinin … tarih ve … sayılı yazısı ile; davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinun aslına hastane arşivinde yapılan geniş kapsamlı taramalarda rastlanılmadığı, mezkur protokol numarasının sistem kayıtlarında başka bir şahsa ait olduğu ve belgesin ilgili hastane tarafından düzenlenmediği bildirilmiştir. Söz konusu soruşturma neticesinde, anılan hastane yazısı dikkate alınarak, davacının atanmasına esas teşkil eden özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinun ilgili hastane tarafından düzenlenmediği ve sahte olduğunun anlaşıldığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Yasau’nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması” şartının gerçekleştiği gerekçesiyle, Bitlis Valiliğinin …tarih ve … sayılı işlemi ile davacının görevine son verilmiş, bunun üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 Sayılı Devlet Memurları Yasau: Madde 48: Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır: … A) Genel şartlar: … 7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak. B) Özel şartlar: … 2. Kurumların özel yasa veya diğer yasal düzenlemeında aranan şartları taşımak. Madde 53: Kurum ve kuruluşlar bu Yasaa göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında özel gereksinimli çalıştırmak zorundadır. % 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır. Özel gereksinimi olan bireyler için sınavlar, ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavlardan ayrı zamanlı olarak, özel gereksinimli kontenjanı açığı bulunduğu sürece engel grupları ve eğitim durumları itibarıyla sınav sorusu hazırlanmak ve ulaşılabilirliklerini sağlamak suretiyle merkezi olarak yapılır veya yaptırılır. Özel gereksinimi olan bireylerin memurluğa alınma şartlarına, merkezi sınav ve yerleştirmenin yapılmasına, eğitim durumu ve engel grupları dikkate alınarak kura usulü ile yapılacak yerleştirmelere, özel gereksinimli bireylerin görevlerini yürütmelerinde hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceğine, kamu kurum ve kuruluşlarınca özel gereksinimli personel istihdamı ile ilgili istatistiksel verilerin bildirilmesine ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşü alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak düzenlemele düzenlenir. Madde 98: Devlet memurlarının; … b) Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi; … hallerinde memurluğu sona erer. Özel gereksinimli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Özel gereksinimi olan bireylerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Genelge (RG: 07/02/2014 – 28906): Madde 4: (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; … ç) Özel gereksinimli: Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve toplumsal yetenekleri bakımından engel oranının yüzde kırk veya üzerinde ve çalışabilir durumda olduğunu yasal düzenleme hükümlerine göre alınacak sağlık kurulu belgesi ile belgeleyenleri, … ifade eder. Madde 15: … (4) Gerçeğe aykırı belge verdiği veya beyanda bulunduğu tespit edilenlerin atamaları yapılmaz, atamaları yapılmış ise iptal edilir, bu kişiler hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Yasau hükümleri uygulanır. Gerçeğe aykırı belge verdikleri veya beyanda bulundukları tespit edilen adaylar hakkında yapılacak işlemler, atama müracaat formunda kamu kurum ve kuruluşları tarafından yazılı olarak belirtilir. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Yasau: Madde 49: … 2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay’a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar. Madde 50: … 5. Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi halinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME 657 sayılı Devlet Memurları Yasau’nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, devlet memurlarının memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi, Devlet memurluğunu sona erdiren sebepler arasında düzenlenmiştir. Özel gereksinimli personel atamalarında, ilgili yasal düzenleme uyarınca en az %40 oranında engel durumunu gösterir sağlık kurulu belgesina sahip olunması, memuriyete giriş için temel bir “özel şart” niteliğindedir. Dosyanın incelenmesinden; davacının …tarih ve … sayılı özel gereksinimli sağlık kurulu belgesina istinaden hizmetli kadrosuna atandığı, ancak yapılan teyit çalışmaları sonucunda bahse konu belgesin Tatvan Devlet Hastanesi arşivinde bulunmadığı, … protokol numarasının aslında N.A. isimli başka bir şahsa ait olduğu ve rapor üzerindeki T.C. kimlik numarasının elle değiştirildiği anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince, davalı idarenin yalnızca belgesin hastane arşivinde bulunmadığından hareketle işlem tesis ettiği, rapordaki imzaların gerçekliğinin, doktorların o tarihte görev yapıp yapmadığının ve hastane giriş kayıtlarının yeterince araştırılmadığı, davacının süreç içerisinde aldığı yeni raporlarla engel durumunu ispatladığı, dolayısıyla idarenin “eksik inceleme” ile işlem tesis ettiği gerekçelerine yer verilmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise, davacı hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen beraat kararının, … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin 30/12/2021 tarihli kararıyla bozulduğunu ve anılan ceza yargılamasına ilişkin bozma kararında yer alan; “davacının farklı tarihlerde aldığı raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti gerektiği” yönündeki değerlendirmelerin, İdare Mahkemesinin “eksik inceleme” gerekçesiyle uyumlu olduğunu belirterek ilk kararında ısrar etmiştir. Ancak idari yargılama usulünde geçerli olan “re’sen araştırma ilkesi” uyarınca, idari işlemin sıhhatine ilişkin şüphelerin varlığı halinde, yargı yerinin bu eksikliği idareye rücu ederek değil, maddi gerçeği bizzat ortaya koyacak araştırma ve bilirkişi incelemeleriyle gidermesi asıldır. İdarenin işlem tesis ederken yaptığı incelemenin derinliği ne olursa olsun, yargılama aşamasında ulaşılan somut ve teknik bulguların, işlemin sebep unsuru yönünden kesin bir kanaat oluşturması durumunda, artık “eksik inceleme” gerekçesiyle iptal kararı verilmesi usul ekonomisine ve idari yargı denetiminin amacına uygun düşmeyecektir. Ceza yargılamasındaki sürece bakıldığında ise; bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin…tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği görülmektedir. Söz konusu beraat kararının gerekçesinde; “her ne kadar Adli Tıp Kurumunca sanığın 2009 yılında da engel oranının %40’ın altında olduğu belirtilmiş ise de, mahkememizce yapılan gözlemde sanığa ait … sayılı rapor ile diğer raporlar arasında düzenleniş ve yazı itibariyle benzer olmaları, sanık hakkında soruşturmada daha yüksek oranda engel oranı belirlemesi yapılmış olması nedenleri itibariyle sanık hakkındaki engel oranı farklılıklarının tıbbi görüş farklılıklarından doğmuş olabileceği, bunun sanık tarafında sahte içerik olarak düzenlendiğini göstermeyeceği, …İdare Mahkemesi … E., …K. Sayılı kararı ile sanık hakkındaki atama işleminin iptaline dair idari işlem hakkında iptal kararı vermesi, belgesin aslının hastanede bulunmamasının veya aynı numarada iki ayrı kişiye ait belgesin sanığın kusurundan kaynaklı olup olmadığının belirsiz olduğu, bahsi geçen idari dava uyarınca Tatvan Devlet Hastanesi Başdoktorliği tarafından düzenlendiği belirtilen, müracaat tarihi 17.06.2009, rapor tarihi ise 23.06.2009 olan … sayılı özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinda yer alan (sanığa ait kimlik numarasının yanında yazan ve üstü çizili olan) T.C. kimlik numarası ile raporda belirtilen tarihlerde hastaneye müracaatda bulunan hastanın olup olmadığının, ayrıca bahsi geçen özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinda yer alan tarihlerde davacı tarafından hastaneye müracaat yapılıp yapılmadığının sorulduğu, ara karara cevaben sunulan 20.12.2018 yazıda, ara kararda belirtilen kimlik numarası ile 23.06.2009 tarihinde özürlü sağlık kurulu belgesi için E.K. tarafından hastaneye müracaatda bulunulduğunun belirtildiği ve E.K.’ya ait hasta bilgi formları ile … tarih ve … sayılı özel gereksinimli sağlık kurulu belgesinun bir örneğinin sunulduğu, aynı zamanda yazı ekinde sanık tarafından 17.06.2009 tarihinde hastaneye müracaat yapıldığına ilişkin hasta bilgi formlarının bir örneğinin gönderildiği, sahte olduğu iddia edilen rapor (… olan … sayılı) ile E.K.’ya ait rapor (… tarih ve … sayılı) incelendiğinde, özre ilişkin klinik bulgular, radyolojik tetkikler ve laboratuvar bilgileri ile özür oranının birbirinden farklı olduğunun görüldüğü anlaşılmakla belirtilen nedenlerle sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması” hususlarına yer verilmiş olup, bu kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir. Ceza yargılamasında “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi ve suçun manevi unsuru (kast) üzerinden yapılan değerlendirme, idari yargıdaki objektif hukuka uygunluk denetiminden tamamen bağımsızdır. Dava konusu işlemin idari yargı denetiminde uyuşmazlığın çözümü, davacının ceza hukuku anlamında kusurlu olup olmadığının ortaya konulması ile değil, atama tarihinde sunduğu belgenin maddi gerçekliği yansıtıp yansıtmadığının ve yasal düzenlemeın aradığı %40 engel oranının o tarihte madden mevcut olup olmadığının tespiti ile mümkündür. UYAP kayıtlarının tetkiki sonucunda dosyaya kazandırılan, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun… tarih ve … sayılı belgesinda; davacının hakkındaki tüm adli-tıbbi belgeler ile yapılan muayenesindeki mevcut durumu birlikte değerlendirilmiş, sonuç olarak davacının engel oranının halihazırda ve atama müracaatına esas alınan belgesin tarihi olan 2009 yılında %40 oranının altında olduğu oy birliği ile mütalaa edilmiştir. Bu durumda; davacının atama aşamasında sunduğu sağlık kurulu belgesinun hem şeklen hem de içerik olarak gerçeği yansıtmadığı ve davacının özel gereksinimli memur kadrosuna atanmak için yasal düzenlemeın aradığı “en az %40 engel oranı” şartını atama tarihinde taşımadığı Adli Tıp Belgesiyla belirlenmiştir. Olayda, memuriyet statüsüne girişte gerekli olan objektif şartın (engel oranı) başlangıçtan itibaren mevcut olmadığı anlaşıldığına göre, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi, hukuk dışı edinilmiş statünün korunması sonucunu doğuracaktır. Bu itibarla, memuriyete alınma şartlarından birini taşımadığı sonradan anlaşılan davacının, 657 sayılı Yasa’un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık; bu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf müracaatınun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf müracaatınun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/12/2025 tarihinde, kesin olarak, esasta ve gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasau’nun 50. maddesinin 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin Danıştayca verilen bozma kararına uymayarak eski kararında ısrar edebileceği; 5. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin verdiği ısrar kararının temyiz denetiminin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca yapılacağı kurala bağlanmıştır. Bir kararın ısrar kararı sayılabilmesi için; temyiz incelemesi sonucunda bozulan önceki kararla aynı sonucu ve aynı gerekçeyi içermesi, bozma kararı çerçevesinde yapılmış yeni bir inceleme ve değerlendirmeye dayanmaması gerekmektedir. Bölge İdare Mahkemesi, bozma kararı üzerine verdiği kararda, bozulan kararındaki sonucu değiştirmemekle birlikte, bu sonucu yeni bir gerekçeye dayandırırsa veya bozma ilamında belirtilen eksiklikleri tamamlayıcı mahiyette yeni deliller ve saptamalar eklerse, bu karar teknik anlamda bir ısrar kararı değil, bozma kararına uyularak verilmiş yeni bir hüküm niteliği taşır. Dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin uyuşmazlığa dair ilk kararında, … İdare Mahkemesinin “idarenin eksik incelemesi” gerekçesini benimseyerek istinaf istemini reddettiği görülmektedir. Danıştay Onikinci Dairesinin bozma ilamından sonra Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen ve temyizen incelenen kararda ise; bozulan ilk kararda yer almayan, … Bölge Adliye Mahkemesi… Ceza Dairesinin 30/12/2021 tarihli kaldırma kararına ve bu kararın içeriğinde yer alan “Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekliliği” yönündeki maddi vakıalara ve saptamalara ilk kez yer verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, Bölge İdare Mahkemesince, bozma kararından sonra oluşan hukuksal süreç (ceza yargılamasındaki gelişmeler ve Adli Tıp Kurumu belgesi gerekliliği) dahil edilerek ve bu yeni veriler üzerinden bir değerlendirme yapılarak karar verilmiştir. Anılan kararın, ulaşılan sonuç aynı olsa dahi, içeriği itibarıyla bozulan ilk karardaki gerekçeyi genişleten ve yeni saptamalar içeren bir yapıya sahip olması nedeniyle, ısrar niteliğinde olmayıp bozma kararı üzerine verilen yeni bir hüküm olduğu açıktır. Belirtilen nedenlerle; ısrar niteliğinde görülmeyen Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesinin Dairesince yapılması gerektiğinden, dosyanın görevli Danıştay Onikinci Dairesine gönderilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum. KARŞI OY XX- Dava konusu uyuşmazlık; davacının, özel gereksinimli kadrosuna atanmasına esas teşkil eden 23/06/2009 tarih ve … sayılı sağlık kurulu belgesinun sahteliği iddiasıyla tesis edilen, memurluğunun sona erdirilmesine ilişkin işlemin yargısal denetimine ilişkindir. İdari yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan “re’sen araştırma ilkesi” uyarınca; yargı yerlerinin, uyuşmazlığı çözümlerken maddi vakıayı şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatması ve kararını bu somut verilere dayandırması zorunluluk arz etmektedir. Bu durumda, idari işlemin sıhhatine ilişkin şüphelerin varlığı halinde, yargı yerinin bu eksikliği idareye rücu ederek değil, maddi gerçeği bizzat ortaya koyacak araştırma ve bilirkişi incelemeleriyle gidermesi asıldır. Dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının gerekçesinde, davacının farklı tarihlerde aldığı raporlar arasındaki çelişkilere ve ceza mahkemesindeki bozma ilamına atıf yapıldığı, ancak uyuşmazlığın esasını etkileyebilecek mahiyetteki hususların yeterince araştırılmadığı görülmektedir. Özellikle, davacının ilk atama tarihinde mevcut olan engel durumunun bilirkişi marifetiyle eksiksiz bir şekilde saptanması gerekirken, Bölge İdare Mahkemesinin, maddi gerçeği tam olarak ortaya koymak yerine, yalnızca mevcut dosyada yer alan ve birbiriyle çelişen idari tespitler ile ceza mahkemesi kararlarındaki değerlendirmeler üzerinden ısrar kararı vermesi, eksik inceleme niteliğindedir. Bu itibarla; uyuşmazlığın maddi ve hukuki yönlerinin tereddütsüz bir biçimde saptanabilmesi için, gerekli tüm tahkikat işlemlerinin ikmali suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının “eksik inceleme” nedeniyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum. KARŞI OY XXX- … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Bu konuyla ilgili tecrübesi veya önerisi olan var mı? Yorumlarınızı bekliyorum.

لا توجد ردود على هذا الموضوع بعد.