Arkadaşlar merhaba,
Şu konudaki güncel durumu sizlerle paylaşmak istedim:
Atv’nin Kim Milyoner Olmak İster yarışmasının önceki gün yayınlanan bölümünün her dakikası ayrı olaydı. Annesinin kamında henüz 6 aylıkken 900 gram doğan ve hayatını ağır özel gereksinimli olarak geçiren yarışmacı Emre Koçak hem genel kültürü, hem sempatik tavırları hem de özgüveni ile ekran başındaki herkesi kendine hayran bıraktı. Emre bir an bile yaşam sevincini kaybetmeden Açık Öğretim Fakültesi Kamu Yönetimi’nden mezun oldu. Sadece başarılı bir öğrenci değildi. Toplumsal hayatın her alanında aktifti. Zorlukla yürüyebilmesine rağmen yüzme ve dalış sporlarıyla ilgileniyor, piyano çalıyordu. Harika yarıştı ve stüdyodan 10 bin lira ödülle ayrılmasını bildi. Ancak ben en çok ailesini takdir ettim. Genel cerrah babası, matematik öğretmeni annesi ve biomedikal mühendisi ağabeyi onu her alanda yardımlemişlerdi. Pek çok özel gereksinimlinin ebeveyni, evlatlarını toplum hayatından soyutlayıp, kimseler görmesin diye evine kapatırken, ailenin bu yardımleyici tavrını ayakta alkışladım. Başka bir soru ise bilgi dağarcığıma kıymetli bir ekleme yaptı. “Macar mucit Von Kempelen’in 1770’de icat ettiği mekanik Türk, içlerinde Napolyon Bonapart ve Benjamin Franklin’in de olduğu birçok rakibe karsı hangi oyunu oynamış ve çoğunu kazanmıştır? A) Satranç B) Tavla C) Briç D) Dama” sorusunda doğru cevabın “Satranç” olduğu. ölsem aklıma gelmezdi. Soru Bankası tarafından hazırlanan birbirinden ilginç ve komik sorular da yarışmaya yine büyük neşe kattı. “Amerikan filmlerinde polislerin donut yerken genellikle içtikleri içecek hangisidir?” sorusunun şıkları skeç metni gibiydi: “A) Kahve B) Susurluk ayranı C) Rize çayı D) Tarsus şalgamı.” Gülmekten bir sonraki soruyu sormakta güçlük çeken sunucu Kenan İmirzalıoğlu ise “Tarsus şalgamı beni bitirdi” diyerek pes etti.
Sizce bu değişiklikler hayatımızı nasıl etkiler? Fikirlerinizi paylaşır mısınız?
Emre Koçak Kim Milyoner Olmak İster İzleyicilerini Hayran Bıraktı
1 month ago
#1
No replies have been posted to this topic yet.
EN